Afrika’ya güz yolculuğu

Almanya’dan Tanzanya'nın Zanzibar adasına yaptığım 10 günlük yolculuk hayata ve insanlara bakışımı sorgulamam gerektiğini öğretti. Hayata direnmenin birinci şartı gülümsemekti.

BURAK ÖZDEMİR 02 Ekim 2022 YAŞAM

FOTOĞRAFLAR: BURAK ÖZDEMİR

Almanya’nın soğuk kent yaşamından Zanzibar’ın sıcak ada hayatına seyahat etmek farklı bir deneyim oldu; hayata ve insanlara bakışımı sorgulamam gerektiğini öğretti. Zor şartlara ve kıt imkânlara rağmen gülümseyen yüzler görmek yaşama sevincinin, umudun diri olduğunun kanıtıydı.

10 günlük Tanzanya seyahati Almanya’nın desteklediği bir proje kapsamında mümkün oldu. Yerel gönüllüler ile birlikte yoksul köylerde, özellikle yetimhanelerde ihtiyaç sahiplerine yardım yaptık.

“HAKUNA MATATA”

Zanzibar’da dikkatimi çeken başka bir husus da insanların birçok konudaki rahatlığı oldu. Herhangi bir araba kazasında bile insanlar ciddi bir hasar yoksa umursamıyor, hayatlarına devam ediyorlar. Tam da kendilerini anlatan “hakuna matata” sözü de en çok duyduğum cümle oldu. “Sorun yok” anlamına gelen cümle hemen her diyalogda kullanılıyor.

Havalimanından otele geçerken herkes pencerelerden dışarıya bakıyordu. Trafiğin soldan akması, bozuk yollar, çarpık evler ve adanın düzlüğü hemen dikkat çekiyor. İlk gün öğlene doğru geri kalan günleri beraber geçireceğimiz Tanzanyalı gönüllüler ile tanıştık. Hepsi 18-19 yaşlarında akranlarımızdı. Program boyunca birlikte olduğumuz Tanzanya grubu ile çok güzel dostluklar geliştirdik. Beraber yardım dağıttık, gezdik, eğlendik, futbol oynadık… Kısacası uzun yıllar boyu sürecek arkadaşlık köprüleri kurduk.

ZANZİBAR’DA MARKET YOK

Zanzibar’da turistik bölgeler haricinde şaşırtıcı bir şekilde market veya büfe kültürü yok. Temel gıdalar ya merkezdeki pazarda ya da toptancıya benzeyen dükkanlarda satılıyor. Buralarda pazarlık ile kapatabildiğiniz son fiyata alışverişinizi yapıyorsunuz. Ülkede her şeyde çifte standart var: Beyazlara ve siyahilere verilen fiyatlar arasında iki, üç kat fark var. Ayrıca üretim yapılmadığı için birçok ürün ithal ediliyor. Bu yüzden  fiyatlar Almanya’dan bile daha pahalı.

YOKSUL KÖYLERE ZİYARET

Toptancı marketlerden temel gıda malzemeleri satın aldıktan sonra küçük paketlere ayırdık, yardım paketleri oluşturduk ve dağıtıma geçtik. İlk durağımız yoksul bir adaya oldu. Tekneler ile geçtiğimiz adada bizi çocuklar karşıladı. 50’den fazla çocuk heyecanlı ve meraklı gözlerle bizi süzdü. Kabile reisi ile beraber yardıma muhtaç ailelere erzak yardımı yaptık. Herkes heyecan ile kendisine sıra gelmesini bekliyordu. Bazı yardım çuvallarını ise evlerinde teslim ettik.

Bu sırada köyü gezme imkanımız oldu. Evler küçük ve kerpiçten yapılmıştı. İçerileri hep karanlık. Sokaklar topraktan ve bazıları yağmurlar sebebiyle çamur olmuş. İnsanlar ise genelde evinin önünde oturuyorlar. Gezimiz kısa da olsa çok da çalışan birisini göremedik. Yerliler, balıkçılık ve az bir tarım ile geçinmeye çalışıyorlarmış. Bu da birçok kişinin geçinmesine yetmiyor bundan dolayı adada fakirlik baş gösteriyor.

Köy ziyaretlerinde çocuklarla oyuncak ve biraz da abur cubur paylaştık. Bu sanki bir oyuna dönüştü. Bazen çocuklar elimizden şeker kutuları aldı veya birbirleri ile kavgaya bile tutuştu. Köyün yaşlıları bu manzaraya gülse bizim yüzümüzde acı bir tebessüm vardı.

YETİMHANELER TERK EDİLMİŞ ÇOCUKLAR İLE DOLU

Zanzibar, Tanzanya’ya bağlı olsa da iç işlerinde bağımsız. Bu yüzden Zanzibar’ın kendi kuralları var. Zanzibar’da halkın yüzde 95’i müslüman. Bu sebep gösterilerek resmi olarak birden fazla evliliğe izin veriliyor. Ayrıca evlenme ve boşanma sayıları da çok yüksek. İnsanlar çok kolay boşanıyorlar ve hemen başkası ile evleniyorlar. Bu kargaşada birçok çocuk sahipsiz kalıyor. Anne ve babaları sorumluluklarını almak istemeyince çocuklar yetimhaneye gidiyor.

Program boyunca iki farklı yetimhaneyi ziyaret etme imkânımız oldu. Burada kızıyla erkeğiyle her yaştan çocuk vardı. Yetimhane bünyesinde öğretmenler çocuklara ders veriyor. Yetimhanelerdeki hediye dağıtımı ise daha sistemli ilerledi. Çocuklar oturdu biz hediyelerini takdim ettik. Afrika’nın yoksul bir adasında bile köydeki ve şehirdeki nizam değişimi olağan üstüydü.

HİNT OKYANUSU

Zanzibar, birçok Avrupalının tatil beldesi. Adanın 4 yanında eşsiz kumsallar, kıyılar var. Özellikle ‘Blue Safari’ denilen okyanus gezileri harikulade. Blue Safaride mercanlarda okyanusa özgü balıklar ile beraber yüzüyor, gelgit ile oluşan okyanusun ortasındaki kum adacıklarında piknik yapıyorsunuz. Okyanusun kendine has mavi tonu ise her bir kareye kartpostal etkisi veriyor.

TÜRK DİZİLERİNİN POPÜLERLİĞİ

Bir gece vakti şehirde gezinirken sokak arasında bir kahve dükkanı dikkatimi çekti: İnsanlar sokağa kadar taşacak şekilde televizyon izliyorlardı. Dükkana yaklaştığımda ise izlenilen şeyin bir Türk dizisi olması beni çok şaşırttı. Yerli arkadaşlara sorduğumda Zanzibar’da çok fazla Türk dizi izlendiğini söyledi. Hatta hemen her Zanzibarlının ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisini izlediğini ve Şehzade Mustafa’nın ölümünden sonra birçok kişinin hüngür hüngür ağladığını aktardı.