TİP lideri Baş: KHK’lıların işlerine iade edildiğini hayal edin

TİP lideri Baş: "Mesela İstanbul Sözleşmesi'nin tekrar yürürlüğe girdiğini, hukuksuzca KHK ile işten atılanların işlerine iade edildiğini, KYK borçlarının silindiğini yazan Resmi Gazete'yi hayal edin."

KRONOS 24 Eylül 2022 GÜNDEM

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın seçim deklarasyonu açıklama töreninde “İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe girdiğini, hukuksuzca KHK ile işten atılanların işlerine iade edildiğini, KYK borçlarının silindiğini yazan Resmi Gazete’yi hayal edin” dedi.

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Saray Rejimi’ne karşı mücadelenin en kararlı gücü olduğuna işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bizler, bu ittifakı oluşturanlar, ülkemizin halkımızın bu iktidardan kurtulmak için bedeli ne olursa olsun mücadeleyi göze almış insanlarız. Biz Gezi’nin en güzel çocuklarının yoldaşlarıyız. Biz Suruç’ta, 10 Ekim katliamlarında, IŞİD barbarlarına teslim olmayanlarız. Biz kentleri bombalanan seçilmişleri esir alınan her gün, her saat bu iktidarın baskısına, zorbalığına, hukuksuzluğuna karşı yarım adım bile geri atmayanların temsilcisi olmaya çalışıyoruz. Dost düşman herkes bilsin bundan sonra aynı kararlılıkla ve mutlaka çok daha güçlü olarak bu mücadeleyi büyüteceğiz ve bu kavga sonuna kadar devam edecek. Yarım adım geri atmayacağız.

‘AKP’Yİ ERDOĞAN’I SANDIĞA GÖMECEĞİZ’

Kardeşlerim bizim bir farkımız var. Biz kurtarıcı beklemeyenlerin ittifakıyız. Biz bu ‘ülke kurtulacaksa ancak halk birleşirse kurtulur’ diyenlerin ittifakıyız. Biz buradan bir kez daha teyit ediyoruz ve söz veriyoruz. AKP’yi Recep Tayyip Erdoğan’ı sandığa gömecek ittifakız biz. Sandığa gömmekle yetinmeyeceğiz. Bir daha ülkemizin başına böyle belalar gelmesin onları ve zihniyetlerini tarihe gömecek ittifakız biz.

SARAY’I UTANÇ MÜZESİ YAPALIM

Kardeşlerim sözlerimi bitirirken teker teker buradaki her yoldaşıma ve sizlerin aracılığıyla sesimizin yetiştiği tüm yurttaşlara yakında yaşanacak değişimi birlikte hayal etme çağrısı yapıyorum. Birlikte düşünelim. Muhtarlıklardan tapu dairelerine bütün devlet kurumlarına astıkları o Tayyip Erdoğan resimlerini el birliği ile indirdiğimiz günlerin hayaliyle hareket edelim. Ankara’daki kaçak saray var ya hadi hep beraber hayal edelim, o kaçak sarayı utanç müzesi yapmışız ve çocuklarımızı gezdiriyoruz. Bu ülke tarihinde nasıl rezaletler yaşandığını ve bir diktatörü birlikte devirdiğimizi çocuklarımıza anlatıyoruz. Hep birlikte kardeşler şunun hayalini kuruyoruz; geride kalan dönemde gece yarıları Resmi Gazete’yle gelen felaket haberlerini takip etmiş olanlar söylüyorum. Mesela İstanbul Sözleşmesi’nin tekrar yürürlüğe girdiğini, hukuksuzca KHK ile işten atılanların işlerine iade edildiğini, KHK borçlarının silindiğini yazan Resmi Gazete’yi hayal edin. Sürgün edilen kardeşlerimizin hep beraber ülkeye döndüklerini hayal edelim. Kadınların istedikleri her yerde her zaman gezecekleri bir ülkeyi hayal edelim. Çocukların açlık nedir bilmediği, emeklilerin cefa değil sefa sürdüğü bir memleketi hayal edelim. Diyarbakır’da horon Karadeniz’de zeybek, Ege’de çiftetelli, Trakya’da halay çektiğimizi hayal edelim.

‘SÜLALE DEVRİNİ BİTİRECEĞİZ’

Son hayalimizde bir iş bölümü yapalım. Bir kısım arkadaşımız Edirne Cezaevi’ne bir kısım arkadaşımız Bakırköy Cezaevi’ne, bir kısmı Silivri’ye, bir kısmı Amed’e, ülkenin bütün zindanlarındaki arkadaşlarımızı almaya gittiğimizi hayal edin. Onları çıkartmaya gideceğiz. Kardeşler o adını değiştirdikleri Silivri’ye bir kez daha gideceğiz. Sincan’a bir kez daha gideceğiz, halk düşmanlarının yargılanmasını izlemeye gideceğiz. Şahitlik etmeye gideceğiz, hesap sormaya gideceğiz. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Yolumuz açık olsun, sülale devrini bitireceğiz. Biz kazanacağız, halk kazanacak!”

AMİNİ’NİN FOTOĞRAFIYLA SAHNEYE ÇIKTI

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz konuşması sırasında İran’daki direnişi Farsça selamladı. Elinde Mahsa Amini’nin fotoğrafı ile kürsüye çıkan Akdeniz, Farsça “İran’daki kadınların ve halkın özgürlük mücadelesini selamlıyoruz. Yaşasın enternasyonal dayanışma” dedi.

İttifakın deklarasyonunu ortaya koyduğuna dikkat çeken Akdeniz, “Ne tek adam yönetimi ne restorasyoncu yönetim diyoruz. İki kutuplu burjuva siyasete hayır diyoruz. Meydan boş değil, emek geliyor, özgürlük geliyor” dedi. Yürüyoruz, yolumuz uzun ve zorlu diyen Akdeniz, “Buradan bütün sosyalist partilere, demoktratik kitle örgütlerine sesleniyoruz. Gelin birleşelim, halk birleşin diyor. Birleşelim, birleşim, birleşim” dedi. İşçilere de seslenen Akdeniz, “Siyasi partiler bir masada ittifak kursunlar demeyin. İşçi sınıfı bu ittifakın merkezindesiniz. Gelir birlikte yürüyelim. Sendikalara, emek-meslek örgütlerine sesleniyoruz: Sizler bu ittifakın merkezinesiniz. Gelin birlikte örgütleyelim. Aydınlara, yazarlara sesleniyoruz: Gelin birlikte yürüyelim” dedi.

BULDAN: HEDEFİMİZ GERÇEK DEMOKRASİ

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar konuşmalarını yapmak için kürsüye çıktı. Konuşmasında tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Aysel Tuğluk’a selam gönderen Buldan, “Bugün demokrasi için önemli bir gün. Farklılıklarımızla, coşkumuzla, kararlılığımızla ve çözüm gücümüzle gümbür gümbür geldiğimizi gösterdiğiniz önemli bir gün. Kutlu olsun” dedi.

Buldan, şu ifadeleri kullandı:

“Değiştirmeye geliyoruz, yeni bir başlangıç yapmaya geliyoruz. Demokrasinin önündeki tüm kilitleri hep birlikte açmaya geliyoruz. Hedefimiz, gerçek demokrasi, yolumuz üçüncü yoldur. Çözüm için gerekli olan irade de coşku da kararlılık da bizdedir, bu salondadır, sizlerderdir, hepimizdedir. Çünkü yolumuz Mahirlerin, yolumuz İboların, yolumuz Mazlumların, yolumuz Musa Anterlerin, yolumuz Deniz Poyrazların yoludur. Mirasımız Seyit Rızaların, Denizlerin idam sehpalarındaki dik ve onurlu duruşudur. Yeni zaferimiz 7 Haziranlar kadar yakındır. ”

‘BARIŞIN HAKİM OLDUĞU BİR COĞRAFYA YARATMAK İÇİN GELİYORUZ’

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın konuşmasının ardından Mithat Sancarsöz aldı. Sancar, “Savaşların değil barışın hakim olduğu bir toprak, bir coğrafya yaratmak için geliyoruz” dedi.

Sancar, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“İddiamız da hedefimiz de büyüktür. Dolayısıyla yürüyüşümüz de çok büyük olacaktır. Savaşların değil barışın hakim olduğu bir toprak, bir coğrafya yaratmak için geliyoruz. Kürt sorunun demokratik yöntemlerle çözülmesi için geliyoruz. Onarıcı bir adaleti, kanayan tüm yaralarımızı sarmak için hayata geçirmek için geliyoruz. Toprağımızı, suyumuzu, ağaçlarımızı talandan kurtarmak için geliyoruz. Ve güzel sabahlara güneş olmak için hep birlikte yola çıktık geliyoruz. Rant ve yolsuzluk kanallarını kapatmak için geliyoruz. Emine annenin, Çorlu annelerinin, Roboski ailelerinin, Soma ailelerinin, Cumartesi Anneleri’nin adalet arayışındaki, Barış Anneleri’nin ve onların haykırdığı adaleti yaşanır bir hale getirmek için geliyoruz. Kadınlar için geliyoruz, saçı göründüğü için katledilen Mahsa Amin’iye can olmak için geliyoruz. Gençlerin özgürlüğü için geliyoruz. Gençlerin yarınları ve geleceği için geliyoruz. Sevgili işçiler sizler için geliyoruz. Sevgili emekçiler sizler için geliyoruz. Kayyum rejimini darbeler mezarlığına gömmek için geliyoruz. Çözüm de çözüm gücü de biziz. Bizim hikayemiz güzel ve aydınlık günlerle buluşma hikayesidir. Hoş geldin demokrasi adalet ve barış demek için günler yakındır. Yolunuz ve yolumuz açık olsun.”

 

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram