Meral Akşener: Kazanacak kişi cumhurbaşkanı adayı olmalı

Akşener, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarıyla ilgili "Altılı masada Kılıçdaroğlu dışında kalan partiler 'noter' görevinde değildir. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu'nun adaylığını onaylamak zorunda değiller. Kesin kazanacak bir kişi aday olmalıdır" dedi.

KRONOS 27 Eylül 2022 GÜNDEM

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarıyla ilgili konuştu ve “Altılı masada Kılıçdaroğlu dışında kalan partiler ‘noter’ görevinde değildir. Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun adaylığını onaylamak zorunda değiller. Kesin kazanacak bir kişi aday olmalıdır. Bu da ortak kararla belirlenmelidir” dedi.

Habertürk TV’den Fatih Altaylı’ya konuşan Meral Akşener, “Seçimi zamanında bekliyorum. Çok fazla bir şey öngöremiyorum. Eskiden öngörüyordum. Ancak bu saray hayatının davranış biçimini anlamakta zorlanıyorum. Rasyonellikleri kayboldu. Bir an evvel seçimi tercih ederdim, ekonomik göstergelerin, şartların daha da derinleşeceği için. Bir an evvel seçim olması halinde kesinlikle iktidar olacağımıza inandığımız için. Ama öngöremiyorum” ifadelerini kullandı.

Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Seçim güvenliğiyle ilgili komisyon kurduk. Her siyasi parti kendi içinde, bütün siyasi partiler bir arada, mahalle temsilcileri, sandıkların başına gidecek insanlar. Orada müthiş çalışmamız var, eğitim veriliyor. 6 siyasi partinin insan unsuru birleştiriyor. Genellikle sandık başında hileler olur. Abidik gubidikler orada olur. Parlamenter sisteme geçişe dair bir iletişim komisyonu kuruldu. Birçok çalışmamız var. Ama velakin benim açımdan en kıymetlisi olan pişpirik oynamak için aynı masada olamayacak mesela 80 öncesinde aynı masada olamazlardı, belki ben şanslıyım iki tarafın içinde aile bireylerim vardı. Bu insanların bütün bu gelenekten getirdikleri farklılıklarını muhafaza ederek müştereklerin öne çıktığı, birbirine saygı kavramının öne geçtiği çalışma biçimi bu. Ben bunu Türkiye’nin bugünü ve yarını için çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Yarın bunun ne kadar kıymetli olduğunu görecek herkes.

Ben ona ortak akıl platformu diyorum. Çözüm üreten yapının farklılıklarını muhafaza edip, birbirine masa altından tekme atmayan bu yapının çok daha kalıcı işler üreteceğine inanıyorum. Bizde ‘ya benimsin ya toprağın’ anlayışı yok. Dertlere çözüm odaklı sistemimiz var. Habire çözüm üretiyoruz. Sonra aday konusu belli noktaya geldikten sonra bu çözümlerimizi ortaklaştıracağız…

‘MASANIN NOTER OLMA GÖREVİ YOK’

2018’deki Millet İttifakı’nın oluşmasının başka bugün 6’lı Masa’nın şartlarının oluşması başka. Kemal Bey dedi ki, ‘Bu 6’lı Masa Cumhurbaşkanı adayını tespit edecek’. Bu masaya bu görevi verip, kendini bağlayan sayın Kılıçdaroğlu. O masanın bir noter olma görevi yok. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı tarifi vardı. Ben ona hep katıldı. Benim söylediğim bir şey daha var; kazanacak bir aday. Aklı başında, devlet deneyimi olan, bugünkü tuhaflıklara müsaade etmeyecek. 1946’daki Türkiye’yi yaşıyoruz şu anda. Nasıl DP 47’de Hürriyet Misakı yayınladıysa, bugün 6’lı Masa o Hürriyet Misakı’nın bir görüntüsü, parçası. Bu çerçeve içinde elbette bir aday ortaya konulacak.

‘KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYLIĞINI KOYMA HAKKI VAR’

Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı koyma hakları var. Diğer genel başkanların da hakkı var. O masada bir tek ‘Ben aday değilim’ dedim. Bu bir feragattır. Bunu yaparken tek adayla, kazanacak adayla gitmenin, ucube sistemi en kısa sürede değiştirmek için mutlaka Cumhurbaşkanlığını kazanmak, bir de geçiş için, parlamentoya geçiş için ikili bir düzenek bu. Bunu savunmanın içindeki samimiyet anlaşılsın diye bir feragat yaptım. Hiç pişman değilim. Vatandaş benim o masadaki samimiyetimi anladı, ‘Ben Başbakan olacağım’ dedim ama ne Kemal bey ve diğerleri pazarlık yapmadım. Sandıktan birinci çıkarsak o olabilir. Yoksa sözkonusu değil. Çıkmadığı takdirde böyle bir hak hukuk yok. Buradaki samimiyeti vatandaş fark etti. Bu fark edildi, kabul edildi, saygı görüyor.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de yaptığı konuşmayı çeşitli şekillerde yorumladı herkes. Partisine verdi mesajı. Bizim partimiz bunu kendi partisine mesaj olarak değerlendirmeyi tercih etti. 6’lı Masa’ya böyle bir mesajın verilmesi doğru değil. Kemal Bey son derece nazik saygılı bir insan. Çünkü o masa noter değil. Kemal Bey adaylığını söyleyebilir, orada sorun yok. Diğer arkadaşlarımız da söyleyebilir, başka insanların da adı gelebilir. Tartışılır, karar verilir. Bu yöntemi öneren, isteyen ve kendini bağlayan sayın Kılıçdaroğlu’dur.

Kendi fikrim olarak hiçbir arkadaşıma danışmadan ‘aday değilim’ dedim. Bazıları gönül koymasına rağmen saygı duydu. O masada CHP ‘tamam ben kalkıyorum’ diyebilir. Buna da saygı duyulur, ama ben böyle bir şey olacağını zannetmiyorum. O masada herkesin fikrini söyleyip, kabul edenler, etmeyenler haline döner.

‘İMAMOĞLU VE YAVAŞ’A İTİRAZIMIZ YOK’

Ne sayın Yavaş’ın ne sayın İmamoğlu’nun hakkında olumsuz, diğer belediye başkanları da dahil olmak üzere olumsuz düşünceye sahip değilim. 31 Mart’taki seçimin aklı, stratejisi bizden. ‘İttifakla gidelim’ fikrini CHP’ye götüren biziz. Sayın İmamoğlu’nun aday olmasını sağlayan ben değilim. Sayın Kılıçdaroğlu onu ferasetli bir şekilde aday gösterdi. Şahıs olarak ben çalıştım. Ankara’da sayın Yavaş’ın adaylığı konusunda da gayretlerimiz oldu bizim aday olsun diye. Bu arkadaşlarımız kazandı. Doğru pazarlayabilirler, pazarlayamazlar, eksiklikler, gedikler olur amma velakin bu arkadaşlarımızla ilgili yolsuzluk üzerinden bugüne kadar ortaya çıkarabilmiş bir durum yok. İftiralar olur falan hele enselerinde iktidar varken. Sosyal belediyecilikte gayet iyiler. Aday olmalarıyla ilgili de bir problemim yok. 1 yıl evvel önce bu iki arkadaşımızın ismi önde gidiyordu. İki arkadaşımızın seçmeninin taraftar haline dönmesi yarına yönelik problem yaratır dedim. İster Mansur Bey, ister Ekrem Bey aday gösterilecekse biz varız, itirazımız yok dedim. Aday olurlar, olmazlar, aslolan kazanmaktır.


‘BU SEÇİM SON SEÇİM’

Kazanmak önemli. Çok endişem var. Türkiye’de insanlar nefes alamıyor, çocuklar nefes alamıyor. 1946’nın Türkiyesi. Yıllarca CHP zihniyeti diye İnönü’ye sövüldü. Sonuç itibariyle biz 1938’lerin, 1945’lerin Türkiyesindeyiz. Farklı değer setleri hayatımızda ve biz 100 sene öncesinin Türkiyesindeyiz. Bu seçim son seçim. Türkiye ölmez gitmez. 3 seçimi bu ucube sistemin taraftarı kazanmazsa gelecek seçimi biz parlamenter sistemi konuşarak yapamayız.

‘BİZ KALKARIZ HDP OLARAK MASAYA OTURABİLİRLER’

Bir Kürtün evinde Güneydoğu’da kalmamış, hepsi Türk, HDP’nin o masada olmasını söyleyen bizi terbiye etmek isteyen bir kesim var. İYİ Parti’nin bu sistemin engeli olduğunu düşünüyorlar ise, onu da o masa kabul ediyorsa dolayısıyla biz kalkarız HDP’yi oraya oturabilirler. Biz buna saygı duyarız. Ama biz orada olursak olmayız. HDP’de zaten aynı şeyi söylüyor, onlar oradaysa biz olmayız diyorlar. Bunun sonuçta Türkiye’de yaşayan Kürtlere yönelik haksızlık olduğunu, tamamının HDP’li gibi bir çuvala doldurulmasının haksızlık olduğunu söylüyorum. Herkesin haddini bilmesi gerekiyor. PKK eşittir Kürtler olamaz. AK Parti’den kopmuş, kopmak üzere olan kadınların ruh halini anlamak için çalışıyoruz. Tamamı başörtülü, lise ve üniversite mezunu 30-45 yaş arası kadınlar. Beni sordular. Kürtleri seviyor, Kürtlerin yanında duruyor diye yüksek sesle söylediler. Bir AK Partili kafayı kaldırdı ‘Kürt demesek, PKK desek, HDP desek’ dedi. Buradan AK Parti’nin yöneticilerine sesleniyorum, bizi 5 tane oydan eksik edeceğiz diyerek yapmayın bunu, yazıktır günahtır.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram