Varank ailesi kimin emanetçisi?

Varank ailesinin Bodrum ve Tuzla’da çok kıymetli iki büyük araziye konmasını nasıl yorumlamalı? Geçmişte kupon arazileri kendisine sormadan satan TOKİ başkanını fırçalayan Erdoğan’dan bağımsız olabilir mi bu büyük satışlar?

SÜLEYMAN ÖZKAYA 29 Kasım 2022 GÜNDEM

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank

Son bir hafta içerisinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın akrabalarına milyar dolar değerinde iki arsa satıldı. Görünen, arsaları Mustafa Varank’ın kuzenleri Sedat Varank ve Gülhan Düzgün Varank satın aldığı. Çok değerli bu arsalardan biri Bodrum’da deniz manzaralı 180 bin metrekare. Toplu Konut İdaresi ile ortak yapılacak. Projeden elde edilmesi beklenen 10 milyar TL. İhaleyi yapan kurumun bağlı olduğu bakan yardımcısı ise ailenin başka bir üyesi, Fatma Varank.

İlk ihalenin tartışmaları bitmeden Varank ailesinin İstanbul Tuzla’da deniz manzaralı 50 bin metre karelik arsa daha aldığı ortaya çıktı. Buradan elde edilecek gelir 4 milyar TL. Bunlar sadece kamuoyuna yansıyan bilgiler. Kamuoyuna yansımayan kaç tane kupon arazinin Saray’ın güvendiği başka isimlere verildiğini belki yıllar sonra öğreneceğiz.


ERDOĞAN AİLESİNİN ‘KUPON ARAZİ’ SEVDASI…

Bütün bunları niye ardı ardına sıraladım? Bu ülkeyi yıllardır yöneten Erdoğan ve ailesinin yakından ilgilendiği konuların başında kupon arazilerin geldiği herkesçe malum. Erdoğan’ın, İstanbul’da değerli bir arsayı satan TOKİ Başkanını uyararak, ‘kupon arazilerin kendisinden habersiz satılmasını yasakladığını’ 17-25’te ortalığa saçılan ses kayıtlarından dinlemiştik. Ayrıca bu ses kayıtlarında, Erdoğan ailesinin çok sayıda arazi ve mülkle ilgilendiğini de görmüştük.

Satın alamadıkları veya el koyamadıkları yerleri ise 49 yılığına kiralama yöntemiyle fiilen ele geçirdiğini biliyoruz. Erdoğan ailesinin kontrolündeki vakıf görünümlü yapılar ülke genelinde AKP’li belediyeler ve valilikler aracılığıyla kamunun çok sayıda mülkünü çok düşük bedeller karşılığında kiralıyorlar.

‘KUPON ARAZİ EFENDİSİ’NDEN İZİN ALINDI MI?

Karşımızda arsa, arazi, bina ve değerli ne varsa ilgilenen bir aile duruyor. Bu ailenin izni olmadan bir bakanın aile yakınlarına bu kadar değerli arazilerin satılması hiç normal gelmiyor. Normal olan belki de Varank ailesinin emanetçi olmasıdır. ‘Kupon arazilerin efendisinin’ izni olmadan o arazilerin Varank’ın aile yakınlarına satılması ihtimali neredeyse sıfır yakın.

2008-2010 yılları arasında birkaç kez Azerbaycan’a gitmiştim. Üniversiteyi Türkiye’de okumuş Azeri meslektaşımın bir sözünü hiç unutmam. “Bu ülkede satılan her şeyde yüzde 10-20 oranında Aliyev ailesinin payı vardır” demişti. Bu sözü çok yadırgamıştım. Çünkü o tarihlerde AKP’nin foyası henüz ortaya çıkmamıştı. Türkiye’deki sistematik yolsuzluk sistemi henüz kurulmamış veya deşifre olmamıştı.

Arkadaşın çalıştığı televizyon haber merkezindeki Azeri gazetelerini göstererek, sahiplerinin kim olduğunu sormuştum. Bir gazeteyi ayırıp, ‘Diğerlerinin sahibi Aliyev ailesi ve ona yakın işadamları’ olduğunu söylemiş, ayırdığı gazetenin ise Aliyev destekli muhalif gazete olduğunu anlatmıştı. Haber merkezinde gündem toplantısı öncesinde arkadaşın biraz gergin olduğunu fark ettim ve nedeni sordum. Her gün sabah saatlerinde Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı basın merkezinden bir görevli arayarak, televizyonda yer alacak haberleri not ettirdiğini anlattı. Gazeteciler kendi iradeleriyle bir şey yapamıyorlardı, en ufak kaza haberini bile merkeze kontrol ettirmek zorundaydılar.

Fahrettin Altun ekibi bu uygulamayı Azerbaycan’dan kopya etmiş olmalı. Bizde bugün geçerli olan sistem, aşağı yukarı Azerbaycan’la aynı. Kupon araziler de Erdoğan ailesinin kontrolünde, basın da.

ANLAŞILAN VARANK AİLESİ BİRİNCİ HALKADA

Erdoğan ve destekçileri ülkeyi üçüncü dünya ülkesi haline getirdi, ardından ülkenin bütün değerlerini yok etmeye ve yağmalamaya başladı. Tek adam rejimlerinde önemli olan ‘tek adam’ ve onun çevresindeki birinci halkadır. Bu halka bütün nimetlerden azami oranda faydalanır. Daha sonra oran azalır ve halka sayısı artar. Varank ve ailesi anlaşılan birinci halkada önemli bir yer tutuyor.

Azerbaycan konusunu Erdoğan’ın Avrupa Birliği yolunda hızla ilerleyen bir ülkeyi Orta Asya tipi tek adam rejimine nasıl dönüştürdüğünü göstermek için anlatmak için. Tek adam rejiminde değerli arazilerin liderden izinsiz birilerine satılabileceğini düşünüyorsanız gerçekten saf olmalısınız.

Bu rejimde ülkenin bütün değerleri lider ve çevresindeki takım için vardır. Ülkenin her şeyinden istedikleri gibi tasarruf hakkını kendilerinde görürler. Bu ülkelerde lider değişimleri sonrasında lider ve çevresindekilerin ortaya saçılan mal varlıkları bunun en büyük delilidir.

Varank’ların son büyük arazi kapmaları, AKP tarihi yazılırken, en önemli yerin ‘kupon araziler’ olacağını bir kez daha gösterdi.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram