‘Türkiye’yi içi boşalan bir ağaca çeviren’ rejim…

KRONOS 08 Şubat 2020 GÜNDEM

Başbuğ-Erdoğan atışmasını zamanlama açısından da ele alan Ahmet Nesin; ‘Türkiye son dönemde NATO ve Avrasya kavgası yaşıyor. Askeriye içindeki kavga tek başına Gülen kavgası olarak anlatılmaya çalışılsa da esasında tam bir NATO-Avrasya kavgası. Ergenekon ve Balyoz tutuklamaları ve 15 Temmuz darbe girişimine karşı yapılan darbeleri iyi incelersek daha net görebiliriz.’ diyor Artı Gerçek’te.

Gazete Duvar’da Kemal Can, ekranda görünenlerden CHP’nin CNN Türk boykotuna varıyor; ‘Erdoğan kalabalığa çay poşetleri atıp, “akşam keyifle yudumlayın” dediği sırada, ekranın altındaki haber bandında giderek büyüyen felaket bilançosu akıyordu. İktidar sözcülerinin esip gürlediği dakikalarda, Suriye’den söylenenin aksine bilgilerin akışı hızlanıyordu. Bu durum, iktidarın kendi dışında gördüğü ötekiler yanında, giderek kendi tabanının da yadırgayabileceği bir tablo yaratıyor.’.

Murat Belge, sürdürülen gerilim politikasının sonuna yaklaşıldığı öngörüsünü paylaşıyor T 24’te: ‘İçeride gerilim, dışarıda gerilim… Orada da kavga, burada da kavga… Tayyip Erdoğan’ın başka bir politikası kalmadı. Gerilim siyaseti, şimdiye kadar, doğrusu ona yaradı. Ama bu “yarayış”ın da sonuna yaklaştık sanıyorum.’.

Birgün’de ‘Ucube rejimin çatısının, hırsızlık üzerine kurulduğu gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. İktidar, Türkiye’yi kısır döngü üzerindeki sisteminde yaşatmak istiyor: Çal, yalan söyle, üstünü kapa, yetmezse baskı kur. Öyle bir rejimi ki… Suriye’den toprak, ormandan ağaç, inşaattan demir, sandıktan oy, Kürdü, Türkü, Alevisi ile insanından ömür çalmak istiyor.’ diyen Erk Acarer, son günlerde artan acı örnekleri sıralıyor.

‘Kanguru Mahkemeleri’nden söz eden Necati Sönmez oradan Gezi yargılamasına geliyor Yeni Yaşam’da; ‘Kanguru mahkemesi, bilindiği gibi ABD’nin kuruluş yıllarında, önceden verilmiş kararları bir yargı müsameresiyle kurbanlara tebliğ etmek üzere oluşturulmuş sözde mahkemelere yakıştırılan bir isim. Yeni sömürgeleştirilmiş topraklarda kanguru misali oradan oraya koşturan ve duruşma başına ödeme alan seyyar yargıçlar, aldıkları hızlı kararlarla iktidarın işini görüyor, bir yandan da evine ekmek götürüyordu.’.

Günün yorum seçkisi Kronos Podcast yayınında…

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram