Sol yazarı: AKP döneminde Türk sağının Putin hayranlığı dikkat çekici!

'Putin’in 25 yıllık politik macerasının dünyada ve Türkiye’de önemli izler bıraktığı açık. Rusya’nın tarihsel olarak Türk sağının “öcü”sü , “Allahsız Moskof”u olmaktan çıkıp bu noktaya gelmesi en hafif deyimle ilgi çekici.'

KRONOS 12 Şubat 2024 GÜNDEM

Erdoğan ve Putin

Emekli bir diplomayt olan Sol Haber yazarı Engin Solakoğlu, tarihsel olarak Türk sağının “öcü” olarak gördüğü ve “Allahsız Moskof” diye nitelediği Rusya’nın lideri Putin’in AKP iktidarı döneminde sağcıların hayranlık duyduğu bir lider haline gelmesinin düşündürücü olduğunu belirtti.

Rusya’nın Türkiye’de bilinen anlamda vakıfları, düşünce kuruluşları olmadığı halde Türkiye toplumunun en muhafazakâr kesimlerine bile nasıl bu kadar başarılı biçimde ulaşabildiğinin mutlaka araştırılması gerektiğini kaydeden Solakoğlu, ‘Asıl şaşırtıcı olan klasik sağcıların Putin hayranlığı. Öyle ki…Putin Yönetiminin de Suriye’de 34 TSK mensubunu doğrudan bir askeri saldırı sonucu öldürdüğünü, yine aynı Rusya’nın Suriye’de yer yer YPG ile ortak devriye attığını, PKK’nın Moskova’da bir temsilciliği bulunduğunu göz ardı edebiliyorlar. ‘ ifadelerini kullandı.

Engin Solakoğlu şunları yazdı:

Putin’in 25 yıllık politik macerasının dünyada ve Türkiye’de önemli izler bıraktığı açık. Bu izlerden belki de en önemlisi Türkiye’de siyasi yelpazenin en sağından en soluna geniş bir hayran kitlesi edinmiş olması. En solda, belki de Lenin’in tarif ettiği çocukluk hastalığının doğal sonucu olarak Putin’i Bolşevik sananlara söylenecek pek bir şey yok. Antiemperyalizmin sınıf mücadelesinden azade olamayacağı konusunu Yiğit Günay ayrıntılı biçimde anlatmış zaten yukarıdaki yazısında. Bu bağlamda yazıyı dikkatle okuması gereken bir başka kesim de ABD karşıtlığı yapacağız diye Putin’in, hatta zaman zaman hızını alamayarak İran’daki Molla rejiminin dahi arkasına hizalanan “ulusalcılar”.

Asıl şaşırtıcı olan sayısal olarak pek bir anlam ifade etmeyen liberaller dışındaki klasik sağcıların Putin hayranlığı. Güçlü lider, aklına koyduğunu yapıyor, ABD’ye kök söktürüyor söylemleri gırla gidiyor Akepe iktidarını da kapsayan bu milliyetçi muhafazakâr kesimde. Öyle ki Suriye bağlamında ABD’nin etkin katkısıyla yaşamını yitiren TSK mensuplarının arkasından feryat eder, Washington’a haklı olarak lanet yağdırırlarken, Putin Yönetiminin de Suriye’de 34 TSK mensubunu doğrudan bir askeri saldırı sonucu öldürdüğünü, yine aynı Rusya’nın Suriye’de yer yer YPG ile ortak devriye attığını, PKK’nın Moskova’da bir temsilciliği bulunduğunu göz ardı edebiliyorlar. Aynı kesimin nicelik bakımından Türkiye’nin hava savunmasına hiçbir anlamlı katkı sağlaması mümkün olmayan S-400 füzelerinin alınmasına imza attığını ve bu alımı hâlâ “bağımsızlık” veya “güçlü Türkiye” söylemleriyle savunmaya çalıştığını da not edelim.

Rusya’nın tarihsel olarak Türk sağının “öcü”sü , “Allahsız Moskof”u olmaktan çıkıp bu noktaya gelmesi en hafif deyimle ilgi çekici. Rusya’nın Türkiye’de vakıfları, düşünce kuruluşları filan olmadığı halde Türkiye toplumunun en muhafazakâr kesimlerine bile nasıl bu kadar başarılı biçimde ulaşabildiği ve anlatısını benimsetebildiği sorularını derinliğine inceleyen araştırmacılar olacaktır mutlaka önümüzdeki yıllarda.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram