Kemalbay: HDP’li seçmenin talepleri Altılı Masa’nın lütfuna bırakılamaz  

HDP Milletvekili Kemalbay, ‘HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı’ tartışmalarına ilişkin Kronos’a konuştu: İktidar blokunun ortak noktası, Kürt düşmanlığı... Şimdi Altılı Masa’da da aynı savları savunan bir aktör varsa HDP seçmeni o aktörlerden ne bekleyebilir ki?

ÖZLEM ERGUN 14 Ocak 2023 SÖYLEŞİ

Serpil Kemalbay Pekgözegü - HDP İzmir Milletvekili

HDP’nin 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi adayını çıkaracağı açıklamasını; ‘HDP, şantaj yapıyor’, ‘iktidarın ekmeğine yağ sürüyor’ içerikli serzenişler izledi.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “HDP niye aday çıkarmasın? HDP’nin sizden ne farkı var? HDP bir siyasi parti değil mi, seçimlere girme hakkı var mı, yok mu? Bu ülkeyi değiştirme ve dönüştürme iradesine sahip mi, değil mi?” diyerek yakınmalara yanıt verirken, HDP İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, durumu düğün/altın benzetmesiyle özetledi:

“Bizim seçmenimizden oy isteyenler, ‘Bir düğünümüz var, düğüne sizi davet ediyoruz fakat düğüne gelmeyin, altını bir zarfın içine koyun, zarfın üzerine de isminizi yazmayın…’ diyor.”

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay’la; HDP’yi kendi adayını çıkarmaya götüren/zorlayan süreci, Altı Masa’nın ülkenin en temel meselelerinden Kürt soruna ilişkin kayıtsız ‘körlüğünü’, aday belirleme süreçlerinin nasıl işleyeceğini ve bundan sonra ne olacağını konuştuk.

Sözü, “Kayyum siyaseti, Kobani kumpas davası, HDP kapatma davası, dava karara bağlanmadan hesaplarına bloke konulması gibi iktidarın HDP’yi kriminalize etme politikaları karşısında söz kurmayan bir yapıdan bahsediyoruz. Kimse, HDP’li seçmenin taleplerini Altılı Masa’nın lütfuna bırakamaz. AKP-MHP koalisyonunu yenecek bir yan yana gelişe ihtiyacımız var ama yenince de yerine ne koyacağımız konusunda en azından demokrasi ilkeleri etrafında bir anlayışın örülmesi gerektiğini de görmek gerekiyor” diyen Kemalbay’a bırakıyoruz.

TABANIMIZDAN ÇOK OLUMLU TEPKİLER ALDIK 

HDP’nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendi adayını çıkaracağını açıklaması, Altılı Masa’da nasıl bir karşılık buldu/bulacak mı?  Tabanınızdan ne tür tepkiler aldınız?   

Kritik bir seçim yaklaşır, Türkiye en tarihi seçimine giderken partiler tutum aldılar. Biz de tutumuzu 1,5 sene önce almış, ilkelerimizi kamuoyuna duyurmuştuk. Bugün, “Kendi adayımızı çıkartacağız” açıklamasıyla konu bir başka evreye sıçradı.

Tabanımızdan çok olumlu tepkiler aldık. Aslında bugüne kadar siyasetin sanki HDP yokmuş gibi yürütülmesinden büyük rahatsızlık duyuluyordu. Bizi tanımayan, taleplerimizi görmeyen, bize yapılan saldırıların adını bile anmayan siyaset; bize yeni bir şey, mevcut olandan farklı bir şey sunamaz. Tüm gezilerimizde, buluşmalarımızda bu tür tepkiler alıyorduk. Şimdi de büyük bir memnuniyetle karşılandığını siz de takdir ediyorsunuzdur, bu durum kamuoyuna da yansıyor.

Çünkü biz özneyiz, Türkiye’nin en diri, en mücadeleci demokrasi gücüyüz ve buna yakışır bir tutum almamızdan dolayı tabanımız memnun.

Biz bunu sadece 6’lı masaya yönelik olarak da yapmadık. Gerçeği göstermek/anlatmak için Türkiye halklarına karşı da sorumluluğumuz var. Mevcut realiteye uygun bir mücadeleyi yürütmemiz gerekiyor. İyimser olamayız, naif olamayız, sorumluluklarımız çok fazla.

ŞİMDİ, SİYASETÇİLER HESAPLARINI BUNA GÖRE YAPACAKLAR

7 yıldır gerçekten çok ağır saldırılar altında olan milyonlar var. On binlerce insan tutuklandı, gözaltına alındı, sürgünlere gönderildi. Böyle bir tabandan, onların çevresinden/akrabalarından söz ediyoruz.

Şimdi siyasetçiler de hesaplarını yaparken biraz buna göre yapacaklar. Nasıl ki İBB seçimlerinde bağırlarına taş bastılar ve faşizmi yenme imkanını yaratmak, demokrasiye bir imkan tanımak için kendi partilerinden olmayan bir adaya oy verdiler…

Şimdi de HDP seçmeni başka bir şey yapıyor ve aslında bütün demokrasi güçlerini daha aktif politika yapmaya çağırıyor. HDP, hamlesini bu sefer de böyle yaptı yani hep aynı şekilde hamle yapılacak diye bir şey yok. Kimse bizden bunu bekleyemez.

BU NOKTAYA DURUP DURURKEN GELMEDİK

Ortak aday belirleme konusundaki talep ve iradesini daha önce defalarca kez Altılı Masa ve kamuoyuna duyuran HDP, bugün kendi adayını çıkarma noktasına nasıl geldi?

Tabi bunu sebepleri var, bu noktaya durup dururken gelmedik. Başından beri ortak aday etrafında yan yana geleceğimizi söylüyoruz. Diliyorum ki; bundan sonraki süreçte 6’lı masa ve bütün muhalefet güçleri HDP’nin farkına daha çok varır, HDP’nin aslında cumhurbaşkanını belirleyecek bir aktör olduğunu daha iyi görebilirler ve diliyorum ki bu hamlemiz tüm Türkiye halklarına da katkı sunar.

HDP’Yİ KRİMİNALİZE EDEN BİR ANLAYIŞ KABUL EDİLEBİLİR Mİ?

Ortak aday olmadığı takdirde kendi adayınızı çıkaracağınızı pek çok kereler ifade ettiniz. Muhalefet cephesinde -ilk kez duyuluyormuş gibi- bir tür hayret/şaşkınlıkla birlikte endişe izleniyor. Neden böyle oldu? Altılı Masa’nın bu konudaki temel handikapı nedir? 

Köklü sorunlarımız var ve gerçek/güçlü bir demokrasi isteyenler o sorunların çözümüne yönelik yaklaşım sergilemek, o sorunlara çözüm üretmek zorunda.

Ama bu sorunları halının altına süpürerek ya da görmezlikten gelerek çözüm gücü olmak mümkün değil. O masaya bakarsak… Türkiye’nin gerçek sorunlarını ortaya koyup düşünen bir masa mı, bu konuda demokratik tutum alanların yan yana geldiği bir masa mı, yoksa seçim aritmetiği hesabı yapan sadece seçimlere yönelik tutum alan bir masa mı?

Eğer Türkiye’nin sorunlarının çözümünden yana tutum alacaklarsa, o masada bunun görülmesi lazım. O masada HDP’ye karşı Cumhur İttifakı’yla aynı tutumu alan siyasetçiler var. Mesela İYİ Parti’nin açıklamalarının Erdoğan’ın açıklamalarından geri kalır yanı yok.

HDP’yi kriminalize eden, HDP’yle yan yana gelmek istemeyen bir anlayış kabul edilebilir mi?  Biz zaten neye karşı çıkıyoruz ki? Birikmiş sorunları bastırmaya çalışan, bununla da iktidarda kalan, kendi bekasını yürüten bir Cumhur İttifakı var.

İktidar bloğunun ortak noktası, Kürt düşmanlığı ve demokrasi taleplerinin bastırılması… Şimdi Altılı Masa’da da aynı savları savunan bir aktör varsa, demokrasi talepleri olan HDP seçmeni o aktörlerden ne bekleyebilir ki?

Altılı Masa’daki handikap, kendi handikapıdır. Kimse, HDP’li seçmenin taleplerini Altılı Masa’nın lütfuna bırakamaz. AKP-MHP koalisyonunu yenecek bir yan yana gelişe ihtiyacımız var ama yenince de yerine ne koyacağımız konusunda en azından demokrasi ilkeleri etrafında bir anlayışın örülmesi gerektiğini görmek gerekiyor.

HDP, Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi ve en kapsayıcı/çoğulcu partisi. HDP’yi kriminalize etmek, Türkiye halklarını bu seçeneksizliğe mahkum etmek anlamına geliyor ki buna kimsenin hakkı yoktur. O masada HDP’yi sindirememek, demokrasiyi sindirememek anlamına gelir.

BU KADAR BEDEL ÖDEMİŞ, BU KADAR ÇOK ACI ÇEKİLMİŞKEN…

Altılı Masa’nın Anayasa değişikliği önerisi 9 başlık 84 maddeden oluşuyor ve içinde Kürt sorununun çözümüne ilişkin herhangi bir ifade yok. Kürt sorunu gibi ülkenin temel meselesi kabul edilen bir alandan ana akım muhalefetin hiç bahsetmiyor oluşu, seçim sonrasında oluşacağı öngörülen siyaset momentine ilişkin ne söylüyor?

Altılı Masa’nın bugünkü tutumu; seçimlerden sonra eğer iktidarın sahibi olursa, sonrasının nasıl olacağını gösterir. Bunu sadece Kürt sorununun demokratik çözümü ve sadece anadilin savunulması anlamında söylemiyorum. Türkiye’de pek çok sorun var.

Yoksulluk sorunu var, kadın sorunu var. Bu konularda çok karışık, çelişkili şeyler de sunuyor Altılı Masa. Mesela, İstanbul Sözleşmesiyle ilgili o masada farklı görüşler olduğunu görüyoruz. Neo-liberal politikaların sonuna kadar savunulduğunu görüyoruz, Kürt sorunun demokratik çözümüne dair en ufak bir cümle kurulmuyor.

Kayyum siyaseti, Kobani kumpas davası, HDP’yi kapatma davası, dava karara bağlanmadan hesaplarına bloke konulması gibi iktidarın HDP’yi kriminalize etme politikaları karşısında söz kurmayan bir yapıdan bahsediyoruz.

Dolayısıyla bu yapı -ileride iktidar olursa-; Kürt meselesine de, demokrasi mesesine de (demokrasi meselesini ekonomi olarak da düşünelim) işçilerin sorunlarına, ekoloji sorularına, kadınların sorunlarına ve diğer tarihsel sorunlara da iktidardan farklı yaklaşmayacağını gösteriyor.

Biz, o yüzden “İlkeler etrafında konuşalım” diyoruz. Restorasyona uğramış ama aslında özünde bir şeyin değişmediği, eski parlamenter sisteme dönmüş bir yapı sorunların daha da kangrenleşerek devam edeceğini gösteriyor. Bu kadar çok bedel ödenmiş, bu kadar çok acı çekilmişken tekrar aynı şeyler aynı şekilde yaşanmaya başlayacak ve devam edecek.

O yüzden şimdiden gerçek anlamda demokrasiden yana olanlar güçlerini ortaya koymalı, masaya yumruklarını vurmalı, taleplerini her yerde güçlü şekilde ifade etmeliler ki oluşacak olan Türkiye’ye rengini demokrasi versin. Aksi halde önümüzdeki dönemde demokrasinin ‘d’si bile zor görünüyor. O yüzden de üçüncü bir seçenek yaratılmalı ve o seçeneği güçlendirerek devam etmeliyiz. Gerçekleri görmeyen bu iki seçeneğe de mahkum olamayız.

SESİMİZİ/SOLUĞUMUZU DAHA ÇOK HİSSETTİRMEK İSTİYORUZ 

Altılı Masa’nın izlediği politikalara ilişkin iktidarın çizdiği sınırların dışına çıkamadığı, onun zihinsel alanının ötesine geçemediği eleştirileri yapılıyor. Bu anlamda, mevcut siyaset denkleminde Emek ve Özgürlük İttifakı ne tür bir rol oynayacak?

Emek ve Özgülük İttifakı stratejik bir öneme sahip. Toplumun talepleri etrafında barışı ve sosyal bir devletin kurulmasını, emeğin ve hakların genişletilmesini toplumsallaştırmaya çalışacak. Bunu yaparken de önümüzdeki sürece ağırlığını koymaya çalışacak. Yeni Türkiye’nin şekillenmesinde etkili olmaya çalışıyor ve çalışacak. 15 Ocak’ta İstanbul Kartal’da bir miting yapacağız, sokaklarda var olmaya, kendimizi anlatmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte sesimizi soluğumuzu ve ağırlığımızı daha çok hissettirmek istiyoruz ve bunun için azami çaba sarf edeceğiz.

HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay

AKP, İKTİDARINI TAMAMEN KÜRT DÜŞMANLIĞINA BORÇLU

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, AKP’nin Kürt politikasında herhangi bir yumuşamaya gideceğine dair hiçbir işaret olmadığını aksine yola ‘güvenlikçi’ yaklaşım ve askeri yöntemlerle devam edeceğini güçlü bir vurguyla ortaya koyduğunu ifade etti. AKP; ideolojik, siyasal, toplumsal ve ekonomik krizlerin arasında seçimlere giderken Kürt meselesine yaklaşımında olumlu anlamda değişiklik olması mümkün mü?

Mithat Sancar’ın söylediği gibi AKP şu anda Kürt sorunun demokratik çözümüne yönelik farklı bir yaklaşım sergileyebilecek ne ideolojik formasyona sahip ne de böylesi bir gücünün olabileceğini düşünüyorum.

Çünkü AKP, iktidarda kalmasını tamamen Kürt düşmanlığına borçlu yani Kürt düşmanlığı yapabildiği ölçüde iktidarını sürdürebilir. AKP-MHP ittifakının özünde bu var. Suriye’de Irak’da sürdürülen operasyonlarla -Afrin işgalinde olduğu gibi- hem de Rojava’ya bir kara harekatı başlatarak militarizmi/milliyetçi oyları hedeflerken kendi ömrünü uzatmayı umuyor. AKP, -bütün iktidarlar gibi- kutuplaştırmayla/ ırkçılıkla ve yine o kodlara seslenerek kendi bekasını kurtarmak istiyor.

O yüzden de Erdoğan’ın başka bir seçenek üretebilme kapasitesinin olduğunu ve buna fırsat verileceğini düşünmüyorum. Çünkü çok suça bulaşmış iktidarın çok fazla zayıf noktası var. Bu, statükonun içinde birbirlerinin suçlarını/zaaflarını bilerek yaşamlarını sürdüren bir iktidar yapısı…

SAĞ BAKIŞ AÇISISINA SAHİP SEÇMENİN DE BİR ADRESE İHTİYACI VAR

Kürt illerinde yapılan saha araştırmaları, AKP’ye oy veren muhafazakâr Kürt seçmenin AKP’den giderek uzaklaştığını söylüyor. Bu tabloyu nasıl okumak gerek?

Kürt halkının ve genel olarak toplumun AKP’den uzaklaşmasının temelinde, Kürtlere yönelik düşmanca politikalar ile ekonomi politikaların halkı giderek yoksullaştırması, yoksuldan alıp zengine vermesi var.

Erdoğan’ın ve AKP’nin büyük oranda güç kaybettiğini düşünüyorum. Kürt seçmen açısından da bir arayış var, daha da çok çözülme olacaktır fakat işte bu kişilere bir adres olabilmek gerekiyor. Dinsel kimliğini öne çıkartan, sağ bakış açısına sahip bir Kürt seçmenin de bir adrese ihtiyacı var.

Kürdistan’da kurduğumuz bir Kürdistani bir ittifak var. Bu toplumsal kesimi oraya davet edebiliyoruz ama bizim ulaşamadığımız Kürt seçmen de elbette kendine yeni bir yer arayışı içinde fakat toplam olarak muhalefetin toplumdaki bu arayışa cevap verebilecek kapasiteyi göstermesi ve bu açıdan yaratıcı ve halkın ihtiyaçlarına yanıt veren politikalar üretebilmesi gerekiyor.

Belli kalıplarla, sınırlarla, statükoyla yaklaşanlar seçmenin bu arayışını göremiyor. Belki de kararsız seçmenler bu yüzden atıyor. Yeter ki siyasetçiler halka baksın, halka gitsin, oradaki bu değişimi görsün ve o arayışa çözüm üretebilecek politikalar sergilesinler.

HDP’NİN ADAYI, İKİNCİ TURA KALABİLECEK GÜÇLÜ BİR ADAY OLACAK

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı hangi özellikleri taşıyacak?

Öncelikle halkla konuşuluyor. Önceki seçimlerde yaptığımız gibi partililerimizden, kurullarımdan eğilimleri öğreniyoruz. Adayımız, toplumun en geniş kesimini kucaklayabilecek, ikinci tura kalabilecek güçlü bir aday olacak. Bunun çalışmaları bir süredir başladı ve bu süreci demokratik teamülleri işleterek belirleyeceğiz.

YENİ DENKLEMLER, YENİ FORMÜLLER MÜMKÜN

HDP’nin kendi adayını çıkaracağı açıklamasıyla Altılı Masa’yla ortak aday belirleme konusunda müzakere kapıları kapanmış, ipler tamamen kopmuş mu oldu? 

Hayır, sanmıyorum. Politikada her gün çok önemlidir dolayısıyla yeni denklemler, yeni formüller üzerinde çalışılabilir daha cesur politikalar ortaya konabilir.

Türkiye’nin gençlerinin, kadınlarının geleceğini, ezilen yoksul halklarının geleceğini önceleyen politikalar etrafında buluştuktan sonra başka imkanlar da yaratılabilir. Burada önemli olan halkın iradesine saygı duyabilmek, milyonların iradesini temsil eden aktörleri tanımak, önemsemek, saygı duymak…

Kayyumlar, nasıl halkın iradesini reddetti ve bu halk buna çok öfkeliyse, HDP yokmuş gibi siyaset yapanlara da öfkeli. Dolayısıyla bu bariyerleri kaldıran bir siyaset üretildikten sonra ortak bir aday etrafında tabi ki yeni denklemler yaratılarak buluşulabilir.

Ama bu, şu anlama da gelmesin: ‘HDP şimdi kendi adayını çıkarttı ama aslında Altılı Masa’nın adayına oy verecek.’ Böyle bir anlam çıkartılırsa çok ciddi bir hata yapılacağını düşünüyorum. O yüzden çok dikkatli olmak, çok ciddiye almak gerekiyor çünkü bu çok kritik bir seçim ve bu çok kritik seçimin ihtiyacı olan sorumlulukla davranmak gerekiyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram