Kadın Yaşam Özgürlük ve Sol: Žižek’in gözünden kadın protestoları

Günümüzün filozoflarından kabul edilen Slavoj Žižek, son zamanlarda Batı’da gerçekleşen kadın merkezli olayları ve İran’daki kadınlara özgürlük protestolarını kaleme aldı.

KRONOS 07 Ekim 2022 DÜNYA

Günümüzün modern filozoflarından sayılan Sloven asıllı Slavoj Žižek, Project Syndicate’te yayımlanan yazısında, son zamanlarda gerçekleşen ve kadınları merkez alan dört önemli olaydan liberallerin ders alması gerektiğini yazdı. Žižek için bu dört önemli olay şunlar: Giorgia Meloni’nin İtalya’daki seçim zaferi, Kraliçe II. Elizabeth’in ölümü ve cenazesi, The Woman King (Kadın Kral) filminin gösterime girmesi ve Mahsa Amini’nin öldürülmesinin ardından İran’da baş gösteren protestolarda halk ile ahlak polisleri arasında yaşanan mücadele.

SAĞDAKİ YÜKSELİŞİN SEBEBİ SOLUN YETERSİZLİĞİ

Kendini komünist olarak tanımlayan Žižek’e göre son dönemlerde sol kesim, gerçekleşen liberal demokrasi krizine yeterli cevap veremiyor. Bu sebeple de özellikle Avrupa’da yeni sağ hükûmetler yükselişe geçiyor. Bu yükselişte kadınların hâlen hak ettiği ilgiyi görmediğini savunan Žižek, Fransa’daki Marine Le Pen ve İtalya’daki Giorgia Meloni gibi sağcı kadın liderleri örnek verdi. Bunlar ile alakalı “Hem sağcı sertliği hem de bakıma ve aileye odaklanma gibi genellikle kadınlıkla ilişkilendirilen özellikleri bünyelerinde barındırıyorlar: insan yüzlü faşizm.” ifadelerini kullandı.

DEVLET GÜCÜNÜN SEMBOLÜ: II. ELİZABETH

Slavoj Žižek’e göre II. Elizabeth’in ölümünün ve cenazesinin sembolik olarak birçok anlamı var. Žižek, Kraliçe’nin ölümünün, hüküm sürmek ve hükmetmek arasındaki modern ayrımı hatırlattığını düşünüyor. Hüküm sürmek sadece törensel görevlerle sınırlı, pasif bir görev. Bu modelde hükümdar; şefkat, nezaket, vatanseverlik yaymalı ve siyasi çatışmalardan uzak bir profilde olmalı. Yani hükümdar burada ideolojiyi temsil eder. Žižek’e göre ise II. Elizabeth’in rolü, devlet gücünün yüzü olarak hizmet etmekti.

Žižek ayrıca Kraliçe’nin ölümünün bir kadın başbakan, Liz Truss ile çakışmasını da sembolik buluyor. Žižek, Liz Truss “Kraliçe’den Kadın Kral’a geçişin derinden simgesi.” ifadelerini kullanıyor.

KADIN KRAL

Gina Prince-Bythewood’un yönettiği Kadın Kral, Ekim 2022’nin başında gösterime girdi. Film, 17. yy’dan 19. yy’a kadar Batı Afrika Krallığı Dahomey’i koruyan, tamamı kadınlardan oluşan bir savaşçı birlik olan Agojie hakkında. Filmde Agojie, Santo Ferreira liderliğindeki köle tüccarları ile mücadele ediyor.

Slavoj Žižek, Kadın Kral filminin, #MeToo feministleri gibi Batılı, liberal, orta sınıf feminizm biçimi ile örtüştüğünü düşünüyor. Žižek, film ile ilgili “Dahomeyli Amazon savaşçıları günlük dilde her türlü ikili mantığı, ataerkilliği ve ırkçılığın izlerini acımasızca kınayacak. Ancak modern küresel kapitalizmin ve ırkçılığın temelini oluşturan daha derin sömürü biçimlerini rahatsız etmemek için çok dikkatli olacaklar.” ifadelerini kullandı.

ZAN ZENDEGİ AZADİ

“Zan Zendegi Azadi” (Kadın Yaşam Özgürlük) İran’daki protestoların sloganı olmuş durumda. Žižek’e göre İran’daki kitlesel protestoların dünya çapında tarihî bir önemi var. Bunu sebebi ise İran’daki protestoların kadınlara baskı, dinî baskı, devlet terörü baskısı gibi farklı baskılara karşı özgün bir ayaklanma örneği olması.

Žižek, İran’daki protestoları #MeToo veya Batı feminizminin bir örneği gibi görmemek gerektiğini savunuyor. İran temelde gelişmiş Batı’nın bir parçası değil ve “Zan Zendegi Azadi” sloganı milyonlarca insanı harekete geçirdi. Žižek, bu protestoları Batılılardan ayıran özelliklerden birinin erkek karşıtı olmayışı olduğunu belirtiyor. İran’da kadınlar ile beraber erkekler de slogan atıyor. Žižek, protestolara katılan erkeklerin kadın hakları mücadelesinin aynı zamanda kendi özgürlüklerinin mücadelesi olduklarının bilincinde olduğunu söylüyor.

BATI’NIN İRAN’DAN ÖĞRENECEKLERİ VAR

Batı’nın İran’a karşı kendisine yetişmeye çalışan, geride kalmış bir ülke gibi davranmaya hakkı olmadığını savunan Slavoj Žižek, “Aksine Amerika Birleşik Devletleri, Macaristan, Polonya, Rusya ve diğer birçok ülkede sağcı şiddet ve baskıyla yüzleşme şansımız olacaksa, İranlılardan bir şeyler öğrenmesi gereken bizleriz. Protestoların ani sonucu ne olursa olsun, önemli olan devlet baskı güçlerinin geçici bir zafer kazanması durumunda yeraltında çalışmaya devam edebilecek sosyal ağlar örgütleyerek hareketi canlı tutmaktır.” ifadelerini kullandı.

Žižek ayrıca İran’ı sanki uzak egzotik bir kültüre sahip ülke gibi görüp sadece sempati ve dayanışma mesajları vermenin yeterli olmadığını söylüyor. Žižek, İran ve Batı mücadelesinden bahsederken “İran mücadelesini kendi mücadelemizle eş anlamlı görebiliriz ve görmeliyiz. Kadın figürlere veya kadın krallara ihtiyacımız yok. Hepimizi ‘kadın, yaşam, özgürlük’ için nefrete, şiddete ve köktenciliğe karşı seferber edecek kadınlara ihtiyacımız var.” ifadelerini kullanıyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram