Ekstremofiller ve İyilikseverler

Kriz dönemlerinde ahlaklı kalıp iyi insan olmak, kötü yola sapıp karanlıklara boğulmadan devam edebilmek büyük bir beceridir. Ahlak Ekstremofilleri aşırı zor şartlar altında dahi iyilikle hayatta kalabildiklerinden sıra-dışı ve özel insanlardır.

ŞENGÜL ÇELİK 30 Ekim 2022 GÖRÜŞ

Ekstremofiller yazması da okuması da zor, sözlüklerimize yeni girmiş bir kelime. Anlamı aşırıyı sevenler. İlk etapta aşırıyı seven insanlara verilen bir sıfat zannedebilirsiniz ama Ekstremofiller, dünya üzerinde varlıklarından görece yeni haberdar olduğumuz akıl almaz dayanıklı, yaşanılması imkânsız görünen zor şartlarda var olabilen canlı organizmalara verilen bir isimdir. Farklı türlerini Halofiller (çok yoğun tuzda yaşamayı sevenler), termofiller (yüksek sıcaklıklarda yaşamayı sevenler), psikrofiller (düşük ısıda yaşamayı sevenler) ve asidofiller (asitli ortamlarda yaşamayı sevenler) gibi sıralayabiliriz.

Ahlak Ekstremofilleri ise mayasında bencillik olan insanlara göre zor hatta imkânsız şartlarda iyilik yapmaya devam eden güzel insanları anlatmak için bulduğum yeni bir isim tamlaması. Aslında tok olanlar için sofraya gelen fazla bir ekmeğini paylaşmak, çeşit çeşit kıyafetleri olanlar için üzerine giymediklerini paylaşmak, çalışan biri için biriktirmek yerine kazancını paylaşmak Sultan Süleyman’a bile kalmamış şu ölümlü dünyada ne kadar zor olabilir ki diye sorabilirsiniz. Haklı bir soru olsa da maalesef bu ifritten dönemde iyilikseverler her türlü ayrıştırma, düşmanlaştırma, dışlama baskı ve zorbalığına, hatta yaptıkları yardımlardan dolayı akıl almaz tutuklanmalara maruz kalmakta.
Düşünen varlık ayrıcalığının sarhoşluğuna kapılmış insan yaşadığı dünyayı hem diğer insanlara hem de farklı türdeki canlılara zindan etmekte sınır tanımaz hale gelmiştir. Halbuki evren sadece bencil insanın varlığına beşiklik etmez. İnsan için evrende yaşayan diğer canlılardan alınacak çok mesajlar var.

Dayanılmaz sıcaklık, soğukluk, yoğunluk, yüksek karbondioksit oranı, basınç, ağır metaller ya da yüksek radyasyona maruz kalma gibi insan ve bilinen diğer canlıların yaşamaya devam edemeyeceği ortamlarda varlıklarını devam ettiren mucizevi bakteri ve benzer organizmalar olan Ekstremofillerin aşırılıklara rağmen varlıklarını devam ettirmesi bilim dünyasının yaşam ile ilgili klasik algısını derinden sarstı.

Yaşanılan pek çok çevre faciasından endişe eden bazı bilim insanları için Ekstremofillerin varlığı, yaşadığı ortamları çölleştirme becerisine sahip yıkıcı insanların, yer yüzünde daha uzun süreler varlığını devam ettirmesi adına, çok umut verici gelişmeler vaat etmektedir. Tıptan, tarıma birçok alandaki gelişmeler hatta biyo-teknolojinin ilerlemesi Ekstremofiller üzerine yapılan çalışmalara dayanmaktadır. Örneğin Covid19 salgınından dolayı sıkça duyduğumuz PCR testi bunlardan sadece biridir. İlgilenilen DNA segmentini kopyalama ve çoğaltma işlemi olan polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yüksek ısıya dayanıklı Thermus aquaticus isimli Ektremofil sayesinde gerçekleştirilen bir prosedürdür.

Henüz bu alanda hatırı sayılır bir gelişme elde edilmemiş olsa da Ekstremofiller dünya dışında hayatın mümkün olabileceğine dair çalışmaların da ivme kazanmasını sağlamıştır.

İnsanın biyolojik, fiziksel ve kimyasal yaşam şartlarının sınırları belirlidir. Elbette Eskimolar ile çölde yaşayan insanların dayanabildiği sıcaklık soğukluk dereceleri farklıdır. Ancak bu tarz yaşam ortamından kaynaklı esnekliğe rağmen bilimsel olarak tanımlanmış en alt ve en üst yaşama uygunluk limitleri vardır. Halbuki insanın sosyolojik, psikolojik, ekonomik ve ahlaki olarak sahip olduğu yaşam koşulları birbirinden çok daha geniş bir yelpazededir. Bu farklılık gelişmiş, az gelişmiş, zengin, fakir, orta halli, sakin, öfkeli, iyi, kötü gibi sıfatlarla sınıflandırılsa da aslında çok daha büyük bir çeşitlilik gösterir.

Kişilerin varlıklarını devam ettirmesi sadece biyolojik değil psikolojik sağlıkları ile de ilgilidir. Toplumların sürekliliği ise insanların dayanışma, diğerkamlık, hayırseverlik gibi temel toplumsal dinamiklerinin gücüne bağlıdır. Toplumların sahip olduğu şartlar, içinde yaşayan insanların da özelliklerini oluşturmakta önemli bir yer tutar ama asla belirleyici değildir. İnsanın savaş, iç kargaşalar, ekonomik istikrarsızlıklar gibi çok zor sosyoekonomik dönemlerde salt varlığını sürdürmesinden daha önemlisi insanı insan yapan özelliklere sahip çıkabilen onurlu bir duruş göstermesidir. Böyle nefes alıp vermenin bile zor olduğu kriz dönemlerinde ahlaklı kalıp iyi insan olmak, kötü yola sapıp karanlıklara boğulmadan devam edebilmek büyük bir beceridir. Ahlak Ekstremofilleri aşırı zor şartlar altında dahi iyilikle hayatta kalabildiklerinden sıra-dışı ve özel insanlardır.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri çok çetin dönemlerden geçmiş ve hala geçmektedir. Yaşanan zorluklar ve olumsuz şartlar altında dün ve bugün bazıları ahlak ve yasal sınırları terk etmiş, insanlıktan uzak, sadece nefes alıp vermekle yetinmiştir. Sayıları az olsa da ahlak Ekstremofilleri ise hayırseverlik, diğerkamlık gibi toplumu ayakta tutan dinamikleri canlı tutup en zor şartlarda bile iyilik yapmaya devam etmektedir. Bilimsel olarak yaşayan organizmaların varlığını tehdit eden sıcaklık, soğukluk, yoğunluk, asitlik, ağır metaller, radyasyon gibi etmenlerdir. Sosyolojik olarak insanlığı tehdit eden ise kişisel-toplumsal yoğun zorbalık, asidik düşmanlık, radyoaktif öfke, zehirli haset, metalik nefrettir. Canım ülkemin güzel iyiliksever insanları bu zor şartlar altında mütemadiyen Silivri’nin soğuğu, Diyarbakır’ın sıcağı, işsiz-güçsüz, evsiz-barksız, aç-susuz bırakılma gibi katlanılması güç psiko-sosyolojik şartlar ile tehdit edilmektedir. Gün geçmiyor ki 50, 100, 200, 700 veya daha fazla gruplar halinde iyilik cezalandırılmaya kalkışılmasın.
Tüm bu zehirli zor şartlara rağmen 700 değil 7.000 değil 700.000 iyiliksever, ahlak Ekstremofilleri soğuk zindanlara atılsa, düşmanca duygulara maruz bırakılsa da insanlığın mayası hayırseverliği, yardımlaşma aşkını bitirecek bir güç yoktur. Ahlak Ektremofillerini yaşadığı topraklardan kovsanız başka topraklarda yeşerir. Olmadı bu dünya dar edilse dünyanın sınırlarını zorlar, iyilik tohumlarını kâinatın derinliklerine saçar ama ne olursa olsun her ekstrem şartta yaşamına kötülüklerin inadına iyilikle, güzellikle devam eder.

Daha da olmadı o güzel ekstremofili iyilikseverler güzel bineklere biner cennetâsân diyarlara gider ama hangi zorbalığa maruz kalırsa kalsın iyilik tohumları saçmaktan bir an olsun geri durmazlar.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram