‘Babasının rütbeleri söküldüğü’ için ihraç edilen Hava Astsubay Yavuz Çetin gözaltına alındı

Hava Astsubay Kıdemli Çavuş Yavuz Çetin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen bir asker. İhraç gerekçesi ise emekli asker olan babasının rütbelerinin sökülmesi. Çetin, İstanbul merkezli bugün düzenlenen operasyonla Malatya'da gözaltına alınan isimler arasında.

MEHMET ARDA DURU 10 Kasım 2020 PORTRE

KHK ile ihraç edilen Hava Astsubay Kıdemli Çavuş Yavuz Çetin

Astsubay Kıdemli Çavuş Yavuz Çetin, bugün İstanbul merkezli 21 ilde düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 70 muvazzaf ve ihraç askerlerden biri.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası hakkında soruşturma yürütülen bazı kişilerin Türkiye’deki aile üyeleri de tutuklandı, gözaltına alındı veya soruşturmalara maruz kaldı. Benzer bir örnek de Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) yaşandı. Nisan 2019’da gerekçe gösterilmeden açığa alınan Hava Astsubay Kıdemli Çavuş Yavuz Çetin’in babası da kendisinden bir hafta sonra rütbeleri sökülmek suretiyle ihraç edildi. Hava Kuvvetleri Yavuz Çetin’in ihraç gerekçesini “babasının rütbelerinin sökülmesi” olarak gösterdi.

“BİR KİŞİYİ YAKINI, AKRABASI, AİLESİ YÜZÜNDEN CEZALANDIRAMAZSINIZ”

Yavuz Çetin, “Başka bir şey bulup da atsalar bu kadar gülünç olmazdı belki. Bildiğiniz hayvan çiftliği. Dünyanın hiçbir köşesinde bir kişiyi bir yakını, akrabası, ailesi yüzünden cezalandıramazsınız. (Suçun Şahsiliği İlkesi) Ancak TSK hukuk tanımazlığını o kadar ileri bir boyuta taşıdı ki bununla alakalı yazılı bir savunma bile istedi. Babamın oğlu olduğum için yaptığım savunma kabul görülmeyip; babanı sevmezdik seni de sevmiyoruz denilerek ihraç edildim. Oysa ki savunmamda Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin kardeşinin ihraç olduğunu ama onun bakan olabildiğini belirtmiştim. Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli’nin kardeşinin 15 Temmuz’dan dolayı 141 kez ağırlaştırılmış müebbet aldığını yazmıştım. Astsubaylık, Bakanlıktan daha kritik bir görev olduğu için benim bu görevde bulunmam sakıncalı görüldü” şeklinde konuştu.

BİLGİSAYAR OYUNU OYNARKEN DARBEDEN HABERDAR OLDU

Yavuz Çetin, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Kütahya’da görevli olduğunu, olayı evinde ‘bilgisayar oyunu oynarken’ öğrendiğini belirtiyor. O gün yaşananları, şöyle anlatıyor: “O gün Kütahya’da normal bir mesai geçirdim. Hiçbir anormal durum yoktu. Mesai bitiminde eve geldim. Yemek yedikten sonra bilgisayar oynuyordum. Devrelerle kurduğumuz whatsapp grubundan mesajlar geliyordu, tesadüfen baktığımda ‘Bir şeyler olduğunu, ne olduğunu bilen var mı?’ diye sorduklarını, sonrasında ‘Darbe oluyormuş, bi televizyonu açın’ şeklinde yazışmaların olduğunu gördüğümde televizyonu açarak darbe girişimi olduğu şeklinde ki haberleri gördüm. Darbeden bu sekliyle haberim oldu.”

KOMUTANI SIKIYÖNETİM EMRİNİ YIRTTI, VALİYİ ARAYIP ‘EMRİNİZDEYİM’ DEDİ

Darbe girişimini öğrendikten sonra yaşananları ise şöyle aktarıyor Yavuz Çetin: “Olayı tam olarak anlayamasak da haberlerde söylediği kadarıyla bir darbe girişimi olduğunu gördük. Bölük komutanımı aradım ne olduğunu sordum kendisi de bilmiyordu. Aradan belli bir süre geçtikten sonra bölük komutanı beni arayarak birlik komutanının tüm personeli birliğe çağırdığını, silahımı alarak birliğe gelmemi emretti. Söylenen emre uyarak birliğe ulaştım. Birlikte karartma uygulaması yapıldığını binalarda hiçbir ışığın yanmadığını gördüm. Sonrasında bölüğe ulaştığımda kimsenin bir şeyden haberinin olmadığını anladım. Boş boş bekliyorduk sadece; bizde semaver yakıp çay demledik. Anlayacağınız benim darbe gecesinde ki rolüm çay demlemek oldu. Birlik komutanı Celal Başoğlu o gece gelen sıkıyönetim emrini sinirlenerek yırtmış ve valiyi arayarak ‘Biz birlik olarak milletimizin yanındayız, herhangi bir kalkışma yaşanmayacak vereceğiniz emre uyacağız’ şeklinde beyanda bulunmuştu. Lakin ileriki zamanlarda bu bile kendisini kurtaramamış ve yargılanmaya başlamıştı.”


Bu haber de ilginizi çekebilir: 

d ‘Babasının rütbeleri söküldüğü’ için ihraç edilen Hava Astsubay Yavuz Çetin gözaltına alındı

 

BABASINDAN ÖNCE AÇIĞA ALINDI, BABASI İHRAÇ OLDU, SAVUNMADA BABASININ RÜTBELERİNİN SÖKÜLMESİ DELİL GÖSTERİLDİ

2018 atamalarıyla tayini Ankara Merkez Komutanlığı’na çıkan Yavuz Çetin, 2019 Nisan ayında gerekçe gösterilmeden açığa alındı. Çetin, sonraki süreci şöyle anlatıyor: “Ardından açıkta gecen sure zarfında Hava Kuvvetleri’nden tarafıma savunma verildi. Savunmada benim hakkımda elde edilen bilgi babamın rütbelerinin geri sökülmesi yazıyordu. Ancak bir terslik vardı; ben, babam ihraç edilmeden önce açığa alınmıştım babam sonra ihraç olmuştu. O halde ben neden açığa alınmıştım? Yaklaşık 9 sayfa bu savunmaya cevap yazdım. Ancak tabir-i caizse ‘babanı da sevmezdik seni de sevmeyiz’ diyerek 2019 Ekim ayında ihraç edildim. Madem babamdan dolayı ihraç ediliyorum o zaman babam neden ben açığa alındıktan sonra ihraç ediliyor? Belli ki benim açığa alınmama karar veren Hulusi Akar geleceği görerek babamın ihracından dolayı beni açığa almış. Keşke bu öngörüyü 15 Temmuz’da da yapmış olsaydı! Bu süreçte Gülen Cemaati’ne yakın kişilerin askeri okullarda kendinden olmayan öğrencileri ‘Şok Mangası’na’ aldığı yazıyordu. Ben Kara Harp Okulundan bu şekilde zorla bıraktırıldım. O halde benim Gülen Cemaati ile bir bağım yok. Ama yıl 2019 bu seferde Gülen Cemaati ile irtibat ve iltisaktan atılıyorum. Madem bu grup ile bağım vardı neden Kara Harp Okulunda bıraktırıldım, madem değilim neden şimdi ihraç edildim? Hava Astsubay MYO’da bana ceza veren bölük komutanı şu an Ankara-Sincan’da müebbet hükümlü bulunuyor. Madem bu bölük komutanı darbeci, Gülen cemaatine bağlı o zaman bana neden bu kadar ceza verdi; madem ceza verdi o zaman ben nasıl Gülen Cemaati ile irtibat iltisaklıyım?”

“ÜLKEDE BELLİ BİR GRUBA SİSTEMLİ ŞEKİLDE ADETA SOYKIRIM UYGULANIYOR”

15 Temmuz’un üzerinden 4 yıl geçtikten sonra kafasında bazı şeylerin netleştiğini ifade eden ihraç asker Yavuz Çetin, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Aradan geçen 4 yılın sonunda bazı şeyler daha net oturuyor insanın kafasına; insanlar cezaevlerinde kanser oluyor, verem oluyor, işkenceler görüyor, ölüyor. Bu insanları tedavi etmek bir yana ölüme terk ediyorlar. Gökhan Açıkkolu, Ahmet Burhan Ataç, Haluk Savaş ve daha adını hatırlayamadığım birçok kişi bu süreçte hayatını kaybetti. Ve maalesef görüyoruz ki bunu yapan sistem, kanunları uygulamak/uygulatmakla görevli devlet! Ülkede adeta sistemli şekilde soykırım uygulanıyor. Ve bunu iktidar partisiyle, muhalefet partisiyle tüm partiler görmezden geliyor ve hatta kullanıyor. Bir çuval yapıp adına ‘FETÖ’ demişler. İktidar her yanlışında ‘FETÖ’ diyor, muhalefet her yanlışında ‘FETÖ’ diyor. İşin komik tarafı muhalefet partileri de iktidarı indirmek için iktidar partisinin yanlışlarını ‘FETÖ’ diyerek kapatmaya çalışıyor. Bu süreçte gördük ki muhalefet iktidarı ayakta tutmak için var. Sağcı-solcu demeden, Kürt-Türk ayırmadan, Alevi-Sünni bakmadan bizi de bu çuvala koydular. Ağaç kökü yesinler bile dediler devlet yetkilileri! Ancak bu süreç bize çok şey kattı katmaya da devam ediyor. Karşıt görüşlü insanlar her beraber yanyana geldi ve birbirlerini tanıdılar birbirlerinin acılarını anladılar, yanyana durmayı öğrendiler. İhraç edilen herkes bu süreçte bir aile oldu. Gerçek kardeşliğin olduğu bir yapı oluşturdular; amaç bambaşka olsa da. 26 yaşındayım, devletin ceberrut yüzüyle yeni tanıştım. Ama şunu biliyorum yeni Türkiye’yi bizler inşa edeceğiz. Bıkmadan, usanmadan, çalışarak kardeşliğin ve adaletin hakim olduğu bir ülke.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram