Babacan’dan Erdoğan’a: Partiden ayrılırken neden ‘kal’ diye ısrar ettin?

Babacan, "14 Mayıs'ta Sayın Erdoğan'a fiyakalı jübile yapmaya hazırlanıyoruz" dedi. Erdoğan'a seslenen DEVA Partisi lideri, "Ali Babacan ayrılırken, sen niye kal diye ısrar ettin?" diye sordu.

KRONOS 25 Ocak 2023 GÜNDEM

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “14 Mayıs’ta Sayın Erdoğan’a fiyakalı jübile yapmaya hazırlanıyoruz. Seçim günü gelip, artık sandıklar açıldığında içimizin rahat olması lazım. Asla, ‘Keşke’ demememiz lazım. 14 Mayıs, hepimizin bayramı olacak. Türkiye’nin bayramı olacak” dedi.

Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaşadığı “Sen git çocuk bezi sat” polemiğine ilişkin de “Ali Babacan ayrılırken, sen niye kal diye ısrar ettin?” dedi.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Haftalık Değerlendirme Toplantı’nda açıklamalarda bulundu.

‘ÇOCUK BEZİ SATMAK GOCUNULACAK BİR ŞEY Mİ?’

Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Geçtiğimiz hafta bazı gelişmeler oldu. Ben DAVOS’tayken arkamdan atmış tutmuş. Zannediyor ben bundan utanacağım. Çocuk bezi satmak, ev tekstili satmak gocunulacak bir şey mi? Hayatımın her alanında çalıştım. Boğazımdan tek haram lokma geçmedi. Bundan şeref ve onur duyarım.

Şimdi ise karşınızda bir siyasetçi olarak duruyorum. Ben siyaseti meslek değil, görev olarak görüyorum. ayın Erdoğan, eskiden siz de simit sattınız, bisküvi sattınız, sucuk sattınız. Siyasete girerken tek bir yüzüğüm var dediniz. Sonra ne oldu? Müteahhitliğe soyundunuz, kendinizi ekonomist sandınız da ne oldu? Hem kendinize hem de ülkemize yazık ettiniz.”

‘3 DÖNEM İNSANI BOZAR DEDİK’

Ben Sayın Erdoğan ile siyasete girerken, ‘3 dönem insanı bozar’ dedik. 3 Y’yi bitireceğiz demedik mi? Yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar…

3 Y kuralını ve dönem kuralını çiğneyip, siyasete yapıştın da ne oldu?

Evet, 15 sene beraber çalıştık ama Allah’tan bazı şeyleri almamışım. Tek bir hukuksuzluğa karışmadan arkadaşlarımla birlikte daima milletimiz için çalıştım.

‘NEDEN KAL DİYE ISRAR ETTİN?’

Tek bir kişiye evrilen gücün ülkeyi ne hale getireceğini gösterdin. Ali Babacan ayrılırken, sen niye kal diye ısrar ettin?

Özür diliyor? Neyin özrünü diliyorsun. Biz o dönem ülkemizin altın çağında bu işin başında olmamızla gurur duyuyoruz. Sayın Erdoğan’a artık ben cevap vermeyeceğim. 2022’deki kadromuzlar ülkemize altın çağını yaşattık. O, o günleri unutmuş. O unutsa da biz hatırlatacağız.

Henüz kesinleşmese de seçim tarihi 14 Mayıs olarak ilan edilmiş durumda. Konu 14 Mayıs olunca insan 1950’yi hatırlamadan geçemiyor. Biliyorsunuz, tek partiye son veren bir gün. ‘Yeter, söz milletin’ sloganını hatırlarsınız. Hayran kalanlar arasında eski Milli Eğitim Bakanlığımızda Hasan Ali Yücel de vardı.

Biz 73 sene sonra yine ‘Yeter’ diyoruz. Muhalifleri destekleyen vatandaşlara yapılanlar artık yeter. Ve ekliyoruz; adaletsizliğe yeter, ayrımcılığa yeter diyoruz. 3Y’ye yeter diyoruz.

’14 MAYIS HEPİMİZİN BAYRAM OLACAK’

14 Mayıs’ta Sayın Erdoğan’a fiyakalı jübile yapmaya hazırlanıyoruz. Tüm dostlarımıza bir çağrı yapmak istiyorum. Asla umutsuzluğa kapılmayın. Gidin oyunuzu kullanın. Allah, doğrunun yardımcısıdır. Türkiye olarak başaracağız. Her oya sahip çıkmamız gerekiyor. 14 Mayıs’ta korku mu umut mu, açlık mı zenginlik mi, baskı mı özgürlük mü, otokrasi mi demokrasi mi sorularını yanıtlayacağız. Kalan 110 günün her dakikası çok kıymetli.

Seçim günü gelip, artık sandıklar açıldığında içimizin rahat olması lazım. Asla, “Keşke” demememiz lazım. 14 Mayıs, hepimizin bayramı olacak. Türkiye’nin bayramı olacak.

Geçen hafta DAVOS Zirvesi’ne katıldım. DAVOS’ta Türkiye’nin Akdeniz’e güven veren varlığını anlattım. Türkiye’nin daha çok köprü görevi üstleneceğini anlattım. Sistem kilitlenmiş yürümüyor. Paranın kaynağı burada diye görüşlerimi anlattım. Baktım DAVOS’ta kimse bana çocuk bezi de ev tekstili de sormuyor.

Çağrımı dünya aleme tekrar ediyorum; Türkiye’den vazgeçmek yok. Benim DAVOS’taki gündemimi anlayamayan iktidarın küçük ortağı var. Nam-ı değer; krizlerin ortağı. Dünyanın masasında ne varsa, Türkiye’nin o masada varlığı olmak zorunda. Yalnızlık senfonisi okunarak, güçlü Türkiye olamaz. Yalnızlığın bedelini Türkiye ödüyor. Biz dış politikada Allah’ın verdiği aklı kullanmayan politikaya tahammülümüz yok. Onun için iktidar değişikliğinin ardından kolları sıvamak zorundayız. Savunma sanayisine güç katacağız. Her alanda ülkemizi zirveye taşıyacağız. Tüm bunlara bir seçim arifesindeyiz.

‘YILDIZ HANIM TAM DA İŞİNİ YAPIYOR’

Bahçeli’nin Gazeteci arkadaşımız Yıldız Yacızıoğlu’na olan tavrını en sert şekilde kınıyorum. Yıldız Hanım’a, “İşine bak” diyor. Yıldız Hanım, tam da işini yapıyor. Ankara’nın orta yerinde yapılan cinayeti soracak mı? Hem de iddiaların orta yerinde duran partinin genel başkanına sormayacak mı? Onlar zaten işini yapıyor. Siz önce kendi işinizi yapın. Bu Bahçeli’nin Türkiye’ye hangi hayırlı işi olmuş diye hafızamı zorluyorum ama yok. Taş üstüne taş koydu mu memleket için. Nefret, öfke, hakaret… Başka bir şey bilmiyor. Hey yavrum hey… Bunlara düştü meslek ilkeleri.

Yarınki toplantıda aday tespit usul ve yönteminin konuşulmasının isabetli olacağını düşünüyoruz. Biz yarın Altılı Masa’ya bir aday önerisi içerisinde gitmeyeceğiz.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram